Çiçek yaşamın vazgeçilmez bir ögesidir. İnsanlarımız doğanın uyanışını çiçeklerin güzel kokularından, renklerinden algılar. Doğan çocuğumuzu bir demet çiçekle karşılamak, başarılarımızı çiçekle değerlendirmek, hastalarımıza çiçekle geçmiş olsun demek, yitirdiklerimizi çiçekle uğurlamak modern dünyamızın geleneklerinden biridir.
Doğanın bir parçası olan çiçekleri etrafımızdaki herkesle paylaşabiliriz. İnsanların yaşamı ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın bu aşamada uzatılacak çiçek yaşama sevinci verecektir. Çiçek yetiştirmek tohumdan çiçek oluşumuna kadar emek isteyen zor bir iştir. Çiçekçilik ise, çiçekleri belirli bir uyum içinde bir araya getirip, belirli bir konu yaratarak alıcıya sunmaktır. Çok önemli bir sanatsal çalışmadır. Sipariş alımından, çiçeğin alınıp sunumuna kadar geçen evre içinde titizlikle uyulması gereken kurallar vardır. Dünya çiçekliğiyle boy ölçüşen sektörümüz, kaliteli hizmet ve teknolojiye verilen önemin artmasıyla, kendini günden güne geliştirmektedir. Çalışanların çiçekçilik konusunda bilgili olması yanında; dikkatli, dürüst ve güler yüzlü olması gerekir. Sektörde çalışanlar çağı yakalamalı hatta öncülük yapmalıdırlar. Unutmayalım ki, Ankara başkent yapıldıktan sonra Gazi Mustafa Kemal’in ilk emirlerinden biri, bu kente bir çiçekçi dükkânı açılması olmuştur. Çünkü uygarlığın temel ölçütlerinden biri, kültürün bir boyutudur çiçek sevgisi.
ÇİÇEK DÜZENLEME SANATI
Tarihsel Gelişimi
Çiçekler, insanların yaradılışları ile birlikte doğan, sevgi ve süs kaynağıdır. Çiçekler,zengin renk, çeşitli koku ve duruşları ile insanları büyülemiştir. Atalarımız çiçekleri sevmişler, koklamışlar; mevsimine göre, bahçelerinde yetiştirip üretmişler, kaplarda,
vazolarda, odalarını süslemişlerdir. Mısır’da M.Ö. 2000- 28 yılları arasında Mısır mezarları, kâseler içinde toplu halde bulunan buket şeklindeki çiçek resimleri ile süslenmiştir. Müzelerde Mısırlılara ait cam,bronz ve seramik kapların bazılarının içinde çiçek takaçlarına rastlanmıştır. Yunanistan’da M.Ö. 600-146 yılları arasında ise çiçek düzenleme alanında en büyük gelişme olmuştur. Yunan çağına rastlayan bu dönemde çiçek düzenlemesine ağırlık verilmiştir. Bu çağda dinsel törenlerde çiçekler başa çelenk olarak takılırdı. Çiçekler ya
çelenk şeklinde ya da sepet içinde kullanılırdı.Romalılar M.Ö. 28- M. S. 325 yılları arasında savaşçı askerlerdi. Bu yüzden sanata
olan katkıları çok azdır. Yunanlıların etkisi altında kalmışlar, Roma çağında süs hevenklerini dekoratif motif olarak kullanmışlardır.
Bizans’da ( M. S. 325 – 660 ) ise; tapınaklar çiçeklerle süslenmiştir. Çiçek demetlerinin ve süs hevenklerinin yapraklarının yapımında konik ve spiral şekiller kullanılmıştır. Bizansların çiçek düzenleme zevki kilise duvarlarındaki mozaiklerden anlaşılmaktadır.
İran’da( M. S. 1300 – 1700 ) ise; Kaşmir deki Moğol bahçeleri İranlıların bahçe ve çiçekleri çok sevdiklerini gösterir. 14. yüzyıl başında İran sanatında, doğu stilinde vazolar içinde çiçek düzenlemelerinin başladığı görülür.
Rönesans’ta ( M. S. 1400 – 1600 ) ise; sanatta ilerleme devri etkisini çiçek düzenlemede de göstermiştir. Alçak boylu kâse ve sepetlerde çeşitli çiçeklerle sıkı dengeli buketler oluşturmuşlardır.
Hollanda’da ( M. S. 1550 – 1700 ) ise; çiçekler, resimlere fon olarak kullanılmaktan çıkmış, ana unsur haline gelmiştir. Bu çağın genel karakteristik özelliği çiçeklerin zarif buketler halinde düzenlenmesi, zengin renklerin kullanılmasına karşın, uygun bir ton yaratılmış; kuş kafesi, yumurtalar ve meyveler buketlerle birlikte kullanılmaya başlamıştır. Fransa’da ( M. S. 1715 – 1744 ) ise; günlük yaşantılarda ve şenliklerde çiçek düzenlemeleri çok kullanılırdı. Bu dönemde ( S ) şeklinde eğri hatlı düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür. Bu yıllarda İngiltere de de, çiçekler yalnızca bahçeleri süslemek amacı ile
yetiştirilmiştir. Klasik dönemde M. S. 1762 – 1830 yıllarında; Avrupa ve Amerika sanatı klasik çağın canlanmasıyla bu çağın etkisi altına girmiştir. Süs hevenkleri bu çağda daha zarif bir şekilde
yapılmıştır. Çiçek ve yapraklarla yapılan çelenkler ise eski Roma ve Yunanistan dönemindeki önemini yeniden kazanmıştır.Amerika’da 20. yüzyılda bahçecilik kulüplerinin bahçıvanlıkla ilgili olarak düzenledikleri çiçek gösterilerinde sanatsal çiçek düzenlemeleri yapmaya başladılar. Daha sonra çiçek düzenleme sanatında geometrik düzenleme şekli kuruldu. Amerikalılar, Japonlardan çizgi ilkesini, bakışımsız ( asimetrik ) dengeyi, doğa hayranlığını, iyi bir oran
kazanmak için çiçek gövdelerinin kaplara göre ölçülerini öğrendiler. Batılılar, buna toplu çiçek kümeleşmelerini ve süsleyici deseni ekleyerek daha gösterişli düzenlemeler oluşturdular. Amerika, Japon çiçek düzeni ( ikebana ) ile Avrupa’ nın küme buket tipini birleştirerek geometrik formu geliştirildi.
