Kalp sağlığınızı böyle koruyun!
Belki de en korkulan hastalıklardan biri de damar sertliği. Kalp
krizini beraberinde getiren damar sertliği, yaşam kalitesini olumsuz
etkiliyor. Sağlıksız ve bilinçsiz beslenme de damar sertliğini
tetikliyor. Hem damar sertliğini hem de kalp krizini önlemenin yolu
bilinçli beslenmekten geçiyor. Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Baykal
da sağlık beslenmenin kişilere sağlıklı bir yaşam getireceğini ifade
ederek şu bilgileri verdi:
Damar sertliği kalp krizine yol açıyor
Damarlarımız elastik bir yapıda olduğundan dolaşan kanın değişen
hacmine karşılık kan basıncının değişiklik göstermesine müsaade etmez.
Zamanla ortaya çıkan damar sertliği kalp krizi, beyin damar tıkanması,
beyin kanaması ve ayak kangrenleri olgularının en önemli nedenidir.
Damar sertliği klinik tablo olarak ortaya çıktığı ana kadar, genellikle
özgün bir belirti vermeyen bir hastalıktır. Normal şartlarda esnek olan
atar-damar duvarları, damardan geçen kan miktarına göre genişler ya da
daralır. Atardamarlar bu özellikleriyle dolaşımdaki kan miktarını
düzenlerler. Damar sertliğinde damar duvarındaki esnek yapılar çok sert
doku ile kaplanır ve esneklik yok olur. Damar duvarı sertleşmesini,
duvardan damar içine doğru büyüyen yapıların oluşumlar (aterom
plakları) izler. Bu plaklarının gelişimi sonucu damar boşluğunun çapı
daralır ve geçen kan miktarı azalır. Damar sertliği damarlarda hassas
plakların oluşmasına neden olur ve bu hassas plaklar yırtılarak kalp
krizine yol açarlar. Beslenme şekli özellikle bazı hormonlar üzerinden
etki ederek damar hücre çoğalması, oksidan-antioksidan dengesi,
kolesterol metabolizması ve pıhtılaşma sistemi üzerinden bu plaklar
üzerine etkili olmaktadır.
Kolesterol seviyenizi kontrol altında tutun
Kolesterol bu plakların önemli yapı taşlarından biri olup, zararlı
(LDL ve VLDL kolesterol, trigliserid) ve faydalı (HDL) kolesterol
olarak tanımlanmaktadır. Zararlı kolesterol göbek çevresinin arttığı ve
insülin dirençli kişilerde daha yüksektir. Ailevi hiperkolesterolemi
kalp krizi vakalarının %5’ den daha azından sorumludur. Buna karşılık
gen- çevre ilişkisine bağlı kolesterol yüksekliği kalp krizi için en
güçlü riski oluşturmaktadır. Kolesterol düzeylerinin 240’ın üzerinde
olması, kolesterol düzeyi 180 olanlara göre kalp krizi riskini 2 kat
artırmaktadır. Dolayısıyla kolesterol düzeyini benzer oranlarda
azaltmak kalp riskini de benzer oranlarda azaltacaktır.
Şişmanlık kanda insülin düzeyini yükseltir ve insülin direncine
neden olur ve bu durum kanda VLDL kolesterol düzeylerinin artmasına
neden olur. Kolesterol yapımıyla kolesterol yıkımı arasındaki denge;
diyet, hormonlar ve egsersize bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
Mısırözü, ayçiçek ve soya yağı kullanın
Günlük besinlerimizdeki yağlar farklı yağ asitlerinin bileşimlerinde
oluşur. Doymuş yağ asitlerinden olan Hindistan cevizi yağı en fazla
damar sertliğine yol açan yağdır. Mısırözü yağı, ayçiçeği yağı ve soya
yağı büyük miktarlarda linoleik asit içerir ve daha az damar sertliği
yapıcı özellik gösterirler. Linoleik asit çöpçü hücreler (monositler)
üzerindeki etkilerine bağlı olarak damar sertliğinde rol oynar.
Linoleik asit metabolitleri CD36 adlı hücre çöpçü reseptörünü uyarır ve
bu durum damar sertliğini uyarıcı etki gösterir. Şişmanlık kolesterol
ve trigliserid düzeyinin artmasına neden olur ve bu durum kanda VLDL
kolesterol düzeyinin artmasına yol açar.
Diyet uygulamaları kolesterol düzeyinde %5-10 azalmaya neden olurken,
ilaç tedavileri kolesterol düzeylerinde %50 kadar varan azalmalara
neden olmaktadırlar. Yüksek yağlı diyetler ve saf şekerler kandaki
kolesterol ve trigliserid düzeyinin yükselmesine neden olurlar ki; bu
durum genellikle artmış kan insülin düzeyine bağlıdır.
Folik asit, B6 ve B12 damar sertliğinin önlenmesine yardımcı
Diyetteki folat yetersizliği ve kalıtsal folat metabolizmasındaki
değişiklikler kanda homosisteinin artmasına neden olarak damar
sertliğinin oluşmasına zemin hazırlar. Dolayısıyla folik asit, B6 ve
B12 vitaminlerinin yeterli miktarlarda alınması damar sertliğinin
önlenmesi açısından önemlidir.
Dışarıdan antioksidan alımı yerine antioksidan özellikteki meyve ve sebzelerin alınması faydalıdır
Kalp damar hastalığı riskini azalttığı belirtilen ve günümüzde çok
popüler olan çeşitli besin maddeleri vardır. Antioksidan vitaminler ve
selenyum gibi antioksidan özellikteki maddelerin kalp damar hastalığını
önleme açısından pek yararı yoktur. Gözlemler, antioksidan desteğin
damar sertliği riskini azalttığını gösteriyorsa da, bu durum klinik
çalışmalarla kanıtlanmış değildir. Destek amaçlı antioksidan destek
ürünlerinin dışarıdan alınması önerilmese de; antioksidan özellikteki
besinlerin, özellikle meyve ve sebzelerin alınması faydalı olabilir.
Hali hazırda folik asit ve diğer B grubu vitaminlerin damar hastalığı
riskini azalttığını kanıtlayan bilgiler de yetersizdir. Folik asit, B6
ve B12 vitaminleri kan homosistein düzeyini düşürürse de, tedavide
klinik olarak beklenen sonuçlar alınamamıştır. Flavonoitler meyve ve
sebzelerde bulunan ve damar sertliği riskini azalttığı düşünülen bir
grup maddeler olup bunların etkileri de tam anlamıyla belirsizdir.
Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde öneriler
• Sağlıklı bir diyet sürdürmek
• Sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmak
• Kanda düşük LDL-kolesterol (kötü kolesterol), yüksek HDL-kolesterol;
(iyi kolesterol) ve trigliserit düzeylerini istenen düzeylere getirmek
• Normal kan basıncına sahip olmak
• Normal kan şekeri düzeyine sahip olmak
• Fiziksel aktivite göstermek
• Sigara kullanmamak
* Bol sebze ve meyve yenmelidir. Sebze ve meyvelerin çoğunda yeterli
miktarda besin maddesi vardır, aynı zamanda kalorileri düşüktür ve çok
miktarda lif içerirler. Dolayısıyla, sebze ve meyveler fazla enerji
vermeden yeterli besin sağlarlar. Yapılan çalışmalar sebze-meyve
ağırlıklı diyetin tansiyonu düşürdüğünü ve KDH riskini, özellikle de
inme riskini, azalttığını gösterir.
* İşlenmemiş taneli, bol lif içeren yiyecekler yenmelidir. Bunlar hem
diyetin kalitesini artırırlar, hem de kalp damar hastalığı riskini
düşürürler. Lifli diyetler mide boşalmasını geciktirerek doygunluk
sağlarlar ve kalori miktarını düşürürler. Ayrıca vücutta sentezlenen
kolesterol miktarını düşürürler.
* Haftada en az iki kez balık yenmelidir. Balık eti, özellikle de yağlı
balık eti, omega-3 çoklu doymamış (poliansature) yağ asitlerince
zengindir. Haftada iki kez balık yenmesi erişkinlerde ani ölüm ve
koroner kalp hastalığı nedeniyle ölüm riskini azaltmaktadır.
* Az doymuş yağlar tercih edilmelidir. Günlük enerjinin en fazla %7'si
doymuş yağlardan sağlanmalıdır. Kolesterol ise günde 300 miligramı
geçmemelidir. Bu hedeflere ulaşmak için yağsız et ve sebze, yağsız süt
ürünleri yemek ve diyette margarinleri en aza indirmek gerekir.
* Şekerli yiyecek ve içeceklerden kaçınmalıdır. Diyetle alınan toplam
enerjinin büyük bir kısmı şekerli içeceklerden gelir. Şekerli yiyecek
ve içecekler fazla kalorileri nedeniyle şişmanlığa yol açarlar. Şekerli
içecekler doygunluk vermediklerinden, kişi daha fazla enerji alır.
* Alınan tuza dikkat edilmelidir. Fazla tuz alınışı yüksek tansiyona
yol açar. Tuz kısıtlaması, tansiyonu normal kişilerde yüksek tansiyon
gelişimini önlerken, yüksek tansiyonlularda ise tedaviyi kolaylaştırır.
Tuz kısıtlaması yaşa bağlı tansiyon yükselmesini azaltırken diğer
taraftan damar sertliği ve kalp yetmezliği riskini düşürür.
* Alkol alımına dikkat edilmelidir. Az miktarda alkol alımı kalp-damar
hastalığı riskini azaltırsa da, sadece kalp damar hastalığı riskini
azaltması nedeniyle alkol alınması doğru değildir. Alkol aşırı miktarda
alındığında kanda trigliserit düzeyini artırır, tansiyonu yükseltir ve
karaciğer hasarına yol açar. Ayrıca alkolün proteinler ve
karbonhidratlara oranla kalori bakımından daha zengin olduğu da
unutulmamalıdır.
* Dışarıda yenen yemeklere dikkat edilmelidir. Gerek iş yaşamı, gerekse
batı kültürü, dışarıda yenen yemek oranlarını artırmaktadır. Özellikle
hızlı servis yapılan veya hazır halde pazarlanan yemekler doymuş yağ,
kolesterol, şeker ve sodyum açısından zengin iken, lif ve yararlı besin
maddesi bakımından yetersizdirler. İnsanlar dışarıda ne kadar çok yemek
yerlerse, şişmanlık ve insülin direnci o ölçüde artmaktadır.
haberturk. com
|